Zihnindeki Gemileri Yak: Hayatının Kahramanı Olma Vakti!

Merhaba, ben Mine :)
Bu maili yazarken kahvemi yanıma aldım.
Muhtemelen sen de günün bir yerinde, kendine ayırabildiğin kısa bir ara bulup bu satırları okuyorsun. İşte ben de o kısa araya eşlik etmek istiyorum.
Belki de yaşadığım şey bir sorun değil, bir davettir.
Geçenlerde yeniden Joseph Campbell'ın Kahramanın Yolculuğu anlatısını düşündüm. Ne zaman okusam aynı şeye şaşırıyorum. Dünyanın neresine gidersen git, en çok anlatılan hikâye aslında aynı hikâye. Ve galiba bizim hayatlarımız da bundan çok farklı değil.
Joseph Campbell yıllarını dünyanın dört bir yanındaki hikâyeleri incelemeye adamış bir mitologdu. Ve sonunda çok ilginç bir şey fark etti...

1. Sıradan Dünya
Kahramanlar sıradan bir dünyanın sıradan insanlarıdır. Her kahraman, bir şekilde eksik, yetersiz hissettiren bir hayatta işe koyulur. Bu hayata kötü denemez; sadece elindekilerden tam anlamıyla yararlanılamayan sıradan bir hayattır. 2. Maceraya Çağrı
Bir şey mevcut düzeni bozar. Bir kayıp. Bir kriz. Bildik her şeyi yerinden sarsan, beklenmedik büyük bir olay. Bir çoğumuz buna "sorun", “büyük kayıp” deriz.
Campbell ise buna bir "davet" demiştir. 3. Çağrıyı Reddetme
Biz yanıt verene dek çağrı farklı kılıklarda gelmeye devam etse de insanın genel eğilimi çağrıya (davete) kulak vermek yerine tanıdık ve bilindik olanda kalmak üzeredir. Ben de uzun yıllar hayatımda olan bitene "neden benim başıma geliyor?" diye baktım. Bir gün aynı olaya bakıp "Acaba bana ne göstermeye çalışıyor?" diye kendime sormayı akıl ettim. İşte o gün ben daveti gördüm ve yola çıktım. 4. Mentorla Tanışma
Hiçbir kahraman bu yolculuğa tek başına çıkmaz. Kendine bir mentor ve kendini destekleyecek, yüreklendirecek birilerini bulur. Benim de bu yolculuğumun değişik dönemlerinde mentorlarım oldu.
O zamanlar bana cevap vermelerini, yolu göstermelerini bekliyordum. Sonradan anladımki bana verdikleri en büyük hediye cevaplar değil, doğru sorulardı. Kendime sormayı düşünmediğim soruları sordular. Cevapları vermem için beklediler. 5. Önemli “O” Eşiği Geçmek
Kahraman artık geri dönmeye çalışmayı bırakır ve ileriye doğru harekete geçer.
Hocalarımdan Tony Robbins şunu söyler: Eğer o adayı ele geçirmek istiyorsan, gemilerini yak. Çünkü zihnin geriye bir kaçış yolu olduğu sürece, o yolu mutlaka bulacaktır. Olmadığında ise orada hayatta kalmanın ve devam etmenin yolunu bulacaktır.
Bu sözü ilk duyduğumda kulağa sert gelmişti. Ama yıllar sonra şunu fark ettim; zihnim gerçekten de geriye dönebileceği küçücük bir kapı bulursa, çoğu zaman orayı seçiyordu. 6. Büyük Sınav
İşte çoğu insanın hata yaptığı nokta burasıdır. Karşılaştıkları zorlukların, yanlış yola girdiklerinin bir işareti olduğunu sanırlar. Ya da karşılarına çıkan engellerin sorumlusu olarak dış etkenleri sorumlu tutmayı seçerler.
Oysa öyle değildir. Çoğunlukla zorlukların kendisi, yolun ta kendisidir. Olan bitenlere dikkatlice bakıp, ne anlatmaya çalıştığını çözmek ve sorumluluğunu almak vardır. 7. Dönüş
Son aşamayı geçebilenler ise dönüşürler ve eski halinden yeniye doğarlar. Yeniden doğarak geri döndükleri sıradan dünyaya işe yarayacak bir hazineyle, iksirle dönerler.
İşte Campbell’ın anladığı ve anlattığı budur:
"Kahraman" (hero) kelimesi, Yunancada "hizmetkâr" anlamına gelen bir sözcükten türemiştir. Bir şeyi fethettiğin için kahraman olmazsın.
Başkalarına sunmaya, hayatları kolaylaştırmaya, dünyayı güzelleştirmeye değer bir şeyle geri döndüğün için kahramansındır.
Bugün size de düşünmek için küçük birkaç soru bırakmak istiyorum.
Son zamanlarda önüne çıkan “SORUN’u” sadece bir süreliğine seni dönüştürmek üzere bir “DAVET” olarak görmeye ne dersin?
Bu davet için ileri doğru hareket etmen gerektiğinde hayatın sana işaret edeceği, seni yüreklendirecek bir mentor ile yola çıkmaya hazır mısın?
Atacağın adımlar seni daha önce keşfetmediğin bir hazineye taşıyacak olduğunu bilmek nasıl hissettirirdi? Belki de hepimiz kendi kahraman yolculuğumuzun tam ortasındayız. Henüz neden yaşadığımızı anlayamadığımız bir sınavın içinde...
Eğer öyleyse, belki de bugün yaşadığın şey yolunu kaybettiğinin değil, tam da yolun üzerinde olduğunun işaretidir.
Takipte kal, sevgiyle kal.
Bu hafta kendine biraz daha şefkatle bak. Ve aynaya her baktığında omuzuna dokunup “aferin, çok iyi gidiyorum” demeyi sakın unutma :)
Sevgiyle,
Mine
Bu mektuplar kişisel deneyimlerimi, öğrendiklerimi ve farkındalıklarımı paylaşmak amacıyla yazılmaktadır.
Tıbbi tanı veya tedavi amacı taşımaz ve profesyonel sağlık danışmanlığının yerine geçmez.
Tony Robbins:
"Geri Dönüş Yolunu Yok Et! Yeni bir adaya ulaştığında yapman gereken ilk şey, seni oraya getiren botları/gemileri yakmaktır. Geri dönüş yolunu kapatmadığın sürece eski alışkanlıklarından kurtulamazsın.
İki elinle birden hem yeniyi hem eskiyi tutamazsın. Konfor alanını terk edip geri dönüşü imkansız kıldığında asıl hikayen başlar.
Eğer bu bülten sana iyi geldiyse, seveceğini düşündüğün bir arkadaşına
kahve eşliğinde okuması için gönderebilirsin.



