Yeni Yaşımın Fragmanı: Hayatın Mucizelerine Alan Açmak

Yeni Yaşımın Fragmanı
Merhaba, Sevgili Okuyucum :)
Bu maili yazarken kahvemi yanıma aldım.
Muhtemelen sen de günün bir yerinde, kendine ayırabildiğin kısa bir ara bulup bu satırları okuyorsun. İşte ben de o kısa araya eşlik etmek istiyorum.
Geçtiğimiz hafta benim doğum günümdü 😊
Yeni yıl ve yeni yaş dönümlerini önemserim.
Yaşım kaç olursa olsun önemsemeye devam edeceğim. Vedalaşmaların, yeni buluşmaların, tekrar bir araya gelmelerin gerçekleştiği sayısız duraktan geçerek ilerlediğimiz HAYAT’ın her gün değerini daha da bilmeye, sahip olduklarımın farkına varıp şükretmeye çalışıyorum.
Bu yeni yaşımda da ilk olarak dünyaya gelmeme vesile olan ANNE ve BABAM’a müteşekkir olarak günüme başladım.

Kendime edindiğim bu ritüelin bir parçası olarak, bu günlerden birinde sabah meditasyonumda bir niyette bulundum. Sonra hayat, kendi küçük sıralamasıyla cevap vermeye başladı.
Bir telefon konuşması…
“Hadi buluşalım, bir kahve içeriz.”
Güzel bir doğum günü hediyesi…
Ve üzerinde bir denizatı figürü.
Hediyemle eve döndüğümde, aşağıdaki yazıyı yazdım.
Bunu sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Sevgili Hayat,
Bu sabah sana sordum: “Bugünün bana hediyesi, mucizesi nedir?”
Sen bana cevabını bir denizatıyla verdin. Doğanın alışılmış düzeninin içinde bile olağanüstü olanın mümkün olduğunu hatırlattın.
Ben de sana şimdi şunu söylüyorum:
Hazırım.
Varım.
Oluşmakta olana izin veriyorum.
Mucizenin tohumu olabilirim.Ama onu nasıl taşıyacağımı, nerede büyüteceğimi, nasıl doğuracağımı bilmek zorunda değilim. Bu kez bilmemenin içinde kalmaya razıyım.
Nereden geleceğini bilmiyorum.
Nasıl oluşacağını bilmiyorum.
Ne zaman kucağıma bırakılacağını bilmiyorum. Ama geldiğinde onu tanıyacak kadar açık, hazır ve mevcut olacağıma güveniyorum.
Ben mucizeyi oldurmak zorunda değilim.
Ben onun oluşmasına izin verebilirim.
Ve kucağıma verildiğinde, onu sorgulamadan değil belki, ama hayretle, şükranla ve kabul ederek alacağım.
Çünkü artık biliyorum:
Yaşamın mucizesi, benim bildiğim düzene uymak zorunda değil. Ben sadece buradayım.
Hazırım.
Varım.
İzin veriyorum. 🪽
“Yeni yaşımda hayatın benden istediği şeyi yapmak yerine, hayatın bende yapmakta olduğu şeye alan açıyorum.”
Sizlerin de böyle niyetlerin ardından dikkatinizi çeken irili ufaklı olayları nasıl anlamlandırdığınızı merak ediyorum.
Bir gün belki bir atölyemde bir araya gelirsek anlatırsınız. Ne dersiniz, güzel olmaz mı?
Bu hafta kendine biraz daha şefkatle bak.
Bugün hayatında “önce ben” desen, ne değişirdi?
Takipte kal, sevgiyle kal.
Ve aynaya her baktığında omuzuna dokunup “aferin, çok iyi gidiyorum” demeyi sakın unutma :)
Sevgiyle,
Mine
Bu mektuplar kişisel deneyimlerimi, öğrendiklerimi ve farkındalıklarımı paylaşmak amacıyla yazılmaktadır.
Tıbbi tanı veya tedavi amacı taşımaz ve profesyonel sağlık danışmanlığının yerine geçmez.
Sıfırdan Var Etmek Güç Mü, Yoksa Gizli Bir Tuzak Mı? 🧠 Sıfırdan başlamak güçlü hissettirir; ancak bu kimliğe fazla tutunmak zihnimizi tehlikeli bir noktaya çeker: Sürekli yokluğu aramak.
Mentorümün "Zihnin tatmin olmak için elindekileri görmezden geliyor" uyarısıyla fark ettiğim bu tuzağı ve yokluk yerine varlığa odaklanmanın getirdiği içsel dengeyi yeni bu videoda paylaştım.
Eğer bu bülten sana iyi geldiyse, seveceğini düşündüğün bir arkadaşına
kahve eşliğinde okuması için gönderebilirsin.




